O,
yeryüzünün en ünlü heykeli... Kimilerine göre
Marslıların Dünyamıza armağan ettiği bir dev, kimilerine göre ise
Firavun Cheops’un aslan biçimini almış görüntüsü... En çok ziyaret edilen
arkeolojik mekanların başında gelen sfenks, kırık burnunun ve altındaki
geçitlerin sırrını günümüzde de koruyor...
|
|
|
|
Ünlü bilmeceyi bir başka sfenks sordu: Kanatlı ve Yunanlı bir
sfenks... Bu bilmeceni cevabı aynı zamanda insanlığın en ünlü gizemi. Soruyu
soran Oidipus mitinde geçen Yunanlı bir sfenks. Efsaneye esin kaynağı olan ve
gizemini kısmen koruyan devasa heykel, büyük Giza Sfenks’i ise sudan zarar
görmüş ve kirliliğin etkilerini yavaşlatan kum tarafından korunmuş. Heykelin
bacakları arasına konulmuş bir taşa kazılı efsane metnine göre, bu Sfenks, M.Ö
1419 yılında IV. Tutmosis’in rüyasına girmiş. “Beni kumdan kurtar ki firavun
olasın!” demiş. O da itaat etmiş ve Mısır’a hükmetmiş. Gerçekte ise o ağız
hiç açılmadı. Heykel 14.yy’da Memlûklar tarafından (Mısır’ı 1250’den 1517’ye
kadar yöneten Türkler) top bataryalarının talim hedefi olarak kullanıldığında
ve üstünde kalıcı yaralar açıldığında bile... Giza Ovası’ndaki piramitlerin bu
çok sevilen bekçisi, her zaman çok güçlü duygular uyandırmış; efsanelere ve
gizemlere kaynaklık etmiş. Romalılardan Napolyon’a, tarihi boyunca anlamı ve
korunması polemik konusu olmuş. Günümüzde de nasıl restore edileceği ya da yeni
keşfedilen gizemli geçidin açılma nedeni tartışılıyor. Peki bu denli büyük,
aslan bedenli insan başlı bu heykeli yontma fikri kimden çıktı? Bu nasıl ve
neden yapıldı? Uzmanlara göre insan-aslan karışımı figürler Giza Sfenksi’nden
on yıl önce ortaya çıkmış. M.Ö. 2528 tarihinde, Cheops’un oğullarından
Ragedef’in başını betimleyen iki heykel var. Büyük Giza Sfenksi ise, MÖ.
2520’de yine Cheops’un oğlu Kefren’in mimarları tarafından, onun adına yapılan
bir mezar kompleksi vesilesiyle yontulmuş. Fikir ise, sıradan bir estetik
sorunu çözmek için rastlantıyla ortaya atılmış. Cheops ve Kefren piramitlerinin
yapımında kullanılan kireç taşının çıkarıldığı ocağın ortasında
düzeltilemeyecek kadar büyük, piramitlerde kullanılamayacak kadar da düşük
kaliteli bir tepecik kalmış. Bu tepecik kabaca aslan şeklindeymiş. Milano
Devlet Üniversitesi’nde Mısır bilim doçenti olan Patrizia Piacentini’ye göre firavun, tepeciği
oydurtarak kendi başını ve başlığını taşıyan, bir aslan heykeli yaptırtmış.
Dünyanın tanrısı olan firavunun, yeryüzünün en güçlü hayvanı olan aslanın
gövdesiyle birleştirilmesi firavunun gücünü simgeliyormuş. Heykelin, kuşkusuz
yaygın güneş kültüyle de ilgisi var. Nitekim Giza Sfenksi doğan güneşin simgesi
tanrı Horus’la da özdeşleşmiştir. 54 metre uzunluğunda, 20 metre yüksekliğindeki, batı-doğu yönünde uzanan büyük sfenks, Nil Nehri’ne bakıyor ve
nehir yoluyla gelenlerin Giza kompleksinde gördükleri ilk yapı da o: dev bir
taş bekçi... Bu heykel antik zamanlarda da gözen kaçmamış. Mısır, Yunanistan ve
Suriye’de başka sfenksler ortaya çıkmış. Bugün uzmanlar sfenksleri üç tip halinde sınıflandırıyorlar:1.Giza’daki
gibi yere çökmüş olanlar,2.Oturanlar, 3. Hareket halinde
gösterilenler. Örneğin Luxor Tapınağı’nda, Büyük İskender oturmuş halde
betimlenmiş. Farklı insan-aslan karışımları da yapılmış. Nitekim sadece yüzü
insan olan, aslan kulakları ve yelesine sahip bulunan kafalarda var. Ayrıca ön
bacakların yerine bir vazoyu kavrayan insan kolları ve elleri yontulmuş olanlar
bulunuyor. En alışılmadıklar ise Mısır tanrısı Tutu’yu betimleyen heykeller.
İnsan başı ve yılan biçiminde, ucundan 3 ayrı hayvan kafası çıkan bir kuyruk.
Yunan sfenksleri ise çok güzel. Bunlar genellikle dişi kafalı ve kanatlı
heykeller.özellikle zalim ve tehditkarlar. Örneğin Thebai’nin ünlü sfenksi
yolcuları durdurup onlara ünlü bilmecesini soruyordu. MÖ 450 yılına kadar uzanan bir mite göre
Oidipus, Thebai Kralı olan babasını bilmeden
öldürdükten sonra kente gelir ve Pazar meydanında tanrılar tarafından kendisini
cezalandırmak için yolanmış bir canavarla karşılaşır. Bu “Sfenks”tir.
Bütün yolculara yaptığı gibi ona da bir bilmece sorar. Bilirse kral olacak,
bilemezse ölecektir. Bilmece şudur: “Hangi yaratık sabah dört ayak, öğlen
iki ayak, akşam üç ayak üzerinde yürür ve bacakları ne kadar çok olursa o kadar
zayıftır?” Oidipus yanıtı bulur “İNSAN”. Thebai kralı olur,
öldürdüğü kralın karısıyla evlenir; yani annesiyle. Eski Yunanlılar, Suriyeliler ve kısmen Araplar yüzünden,
Mısırlılar kendi sfenkslerini hem düşmanlık hem de sevgi kaynağı olarak
gördüler. MÖ 1400 civarında Sfenks, tarihin en büyük kitle haclarından birinin
konusu oldu. Mısır’ı MS 400 yılında fetheden Araplar için Sfenks “korkunun
babası”ydı. Burnunu kimin yok ettiği hal bilinmiyor. Belki 700 yılında ortaya
çıkan ve her türlü tasviri yok eden ikonoklast tarikatı. Belki bir Arap emiri
ya da 15. yy’ da Memlûklar. Geçmişte suçlanan Napolyon’un
olmadığı neredeyse kesin. Heykel tarih boyunca pek çok kez kuma gömülmüş ve tekrar ortaya
çıkmış. Tutmosis’ten sonra II. Ramses, Romalı Septimus Severius ve 1926’da,
Fransız Emile Barazie, onu kumdan çıkarmış. Batılılar tarafından 1700’lerde
tekrar bulunmuş ve onları çok etkilemiş. 200 yıl önce Bonapart, Mısır’a büyük
bir bilimsel sefer düzenlemiş. Yanında 168 uzman götürmüş. Bunlar Rosetta
(Reşit) Taşı’nı bulmaktan başka (hiyerogliflerin çözülmesini sağladı...)
Sfenks’i incelemiş ve onu kısmen açığa çıkarmışlar. Daha o zamanlar
piramitlerin sıra dışı boyutları ve Sfenks,batıda onların yapımına ilişkin öne
sürülen pek çok fantastik varsayımı körüklemiş. Örneğin uzaydan gelen bir
kültüre mal edilmişler. Piacentini “Marslıların bunla ilgisi yok! “ diyor. “MÖ 2500 yılı Mısırlıları hakkında çok şey
biliyoruz ve onları yapanların Mısırlılar olduğundan kuşkumuz yok. Ben de
Yıldız Geçidi’ni gördüm ( piramidin bir uzay gemisi olduğu film); ama tarih başka
bir şeydir.” Sfenksin yıldızlara yönelimi de eski Mısırlıların gökbilim
bilgilerinin bir parçası. Dünya dışı varlıklar tezi, Viking sondası Mars’da
Sfenksin yüzüne benzer bir tepenin fotoğrafını çektiğinde, 1976 yılında ortaya
atıldı. Oysa 1999 yılı Nisan ayında bir başka sonda bu gizemi çözdü. Bunun,
birkaç tepenin gölgelerinden oluşan bir göz aldanması olduğu ortaya çıktı. Peki
Sfenks sırlarını tüketti mi? Belki değil. 1994 yılında gizemli bir geçit keşfedildi. Kuyruk tarafından giren, heykelin 4 metre içine uzanan; dik bir açı yaparak 5 metre derine inen ve kör kuyuda sona eren bir geçit. Baraize tarafından 1926 restorasyonunda bulunmuş ve unutulmuştu; ama o zamanki çalışmalara katılan bir işçi, Muhammed Abd ül-Mahgut Fayet, 80’lerin başında eskileri hatırladı. Giza kompleksinin yöneticileri onun gösterdiği yeri kazdılar ve deliği yeniden buldular. Neye yarıyor? Resmi açıklama, eski Mısır işçilerinin inşaat sırasında kullandıkları bir “servis tüneli” olduğu. Bu açıklamanı yeterli olmadığını söyleyenler de var. Öyleyse ne? Yanıt vermek zor. Sonuç: Sfenks hala bazı sırlara sahip. Yoksa Sfenks olur muydu?
|
Heykel 14.yy da Memluklar tarafından top bataryalarının talim hedefi olarak kullanıldığı için üstünde kalıcı zararlar oluşmuştur. Günümüzde hala nasıl restore edileceği oldukça büyük bir tartışma konusu. Sfenks yağmurlar,kum ve daha bir çok doğasal nedenlerden dolayı oldukça yıpranmış durumda. Büyük Gize sfenksinin M.Ö 2520`de Cheops`un oğlu Chephren`in mimarları tarafından onun adına yapılan bir mezar kompleksi amacıyla yontulmuş. Dünyanın tanrısı olan firavun`un en güçlü hayvanlardan biri olan aslan ile birleştirilmesi firavun`un gücünü simgeliyordu.Heykelin Güneş Kültü ile olan ilgisi de kuşku götürmez bir gerçek. Çünkü sfenks güneşin simgesi olan HORUS ile özdeşleştirilmiş. 54m uzunluğunda 20m yüksekliğinde, batı-doğu yönünde uzanan büyük sfenks, Nil Nehri`ne bakıyor ve nehir yoluyla gelenleri karşılıyordu. Zamanla Mısır,Yunanistan ve Suriye`de de başka sfenksler ortaya çıkmıştır.Bugün uzmanlar sfenksleri üç tip halinde sınıflandırıyor; Gize`deki gibi yere çökmüş olanlar, oturanlar ve hareket halinde gösterilenler.. Oturanlara Büyük İskender'in Luxor Tapınağı'nda bulunan sfenksi örnek gösterilebilir. Sfenks terimi Yunanca'daki 'SPHİNGHEİN'den geliyor ve boğmak anlamını taşıyor.Bu da Thebai Mitindeki sfenksin bilmecelerine doğru yanıt veremeyenleri öldürmesinden kaynaklanıyor. Bilmece ise : Hangi yaratık sabah 4, öğlen 2, akşam 3 ayak üstünde yürür ve bacakları ne kadar çoksa o kadar zayıftır? Cevap ise insan dır.Cevabı bilen olursa Sfenks de kendini öldürecektir ve Oidipus bilmeceyi biliyor.Başka bir efsaneye göre ise Oidipus tarafından öldürülüyor. Mısır a gelince Sfenks Mısırca 'SEZP-ANHE' (Yaşayan görüntü) demek. Ama Mısır ve Yunan sfenksleri arasında bir bağlantı kurulmuyor nedeni ise Mısır sfenks inin erkek( firavun erkek olduğu için sfenks de onun bir görüntüsü temsili)Yunan sfenks inin ise mitolojik bir hayvan ve dişi olusu. Ancak her ikisi de ölü kültüne bağlıdır.
Restorasyonlar
|