|
Eski MISIR'da EDEBİYAT |
|
Mısırlılardan günümüze gelen bazı şiir ve sözler vardır. Mesela kral Akhenaton’u bizzat güneş için yazdığı kaside, Amarna devrinin bir edebi şaheseri olarak anılır. Çünkü bu yazılar sadece dini bir vecdin ifadesi değil, aynı zamanda tabiatın en büyük kudretine karşı duyulan hayranlığın bir örneğidir. Mesela güneşe hitap ederek söylene şu sözlerde, ne kadar içten gelen bir duyuş vardır:
“Göklerin ufkunda belirmen ne kadar güzeldir, Ey! Hayatın esnasında yaşayan Aton Sen doğu semasının ufkundan doğduğun zaman Bütün memleketi güzelliğinle doldurursun... Uzaklaşsan da, ışıltın dünya üzerindedir. Ne kadar yüksek olursan ol, Senin adımlarının izleri gündüzdür. Sen ışıltılarını dağıttığın zaman. Mısır’ın iki ülkesi birden her gün bayram içindedir. Hepsi uyanık ve ayaklarının üzerinde dik durular, Çünkü sen onları uyandırmışsındır. Onlar bütün organlarını Sende yıkarlar, elbiselerini giyerler Ve kollarını yukarıya kaldırarak Seni şafakta selamlarlar. Sonra tüm dünyada herkes kendi işini yapar. Hayvanlar otlardan zevk alırlar, tüm ağaçlar ve bitkiler çiçeklenirler. Kuşlar, kanatları sana doğru ibadet edercesine kalkık bataklıklarda uçarlar, Bütün koyunlar ayakları üzerinde oynarlar, Bütün kanatlı mahluklar uçmaya hazırlanırlar, Sen üzerlerinde oldukça onlar yaşarlar. Gemiler nehirden çıkar ve inerler. Su içindeki balıklar Senin önünde sıçrarlar. Işıltıların büyük deniz ortasında kıvılcımlar saçar, Kadında çocuğu Sen yaratırsın. Ananın karnında çocuğa Sen hayat verirsin Ve ağlamaması için o beşiğinde sallanır, Sen ana rahminde bile bir çocuğu besleyensin. Ne zaman civciv kabuğu içinde bağırırsa, Sen ona hayat vermek için nefes verirsin. Yumurtayı bütün kuvvetiyle kırarak o hayata çıkar, Ey Tanrım! Senin ne kadar çok eserlerin vardır. Sen! Ezeliyetin hakimi! Senin isteklerin hep iyidir,
Sen hayatın ta kendisisin
ve hayat sende yaşar.”
Eski Mısır Atasözleri
ve Nasihatler: “Eğer
başkasının evine girersen, orada hatalı olan şeylere gözerini
dikme. Eğer gözlerin onları görürse, susmasını bil. Dışarıda
kimseye bahsetme, seni işitenler bir hata bir cinayet işleyebilirler.” “Sırlarını
açığa vurmaktan çekin. Üst derecedeki amirlerine öfke ile cevap
verme. O, sana acı söylediği zaman, sen ona güzellikle cevap ver ve
onu sakinleştir. Onun öfkesi geçince, sana yeniden dönecektir.” “Kalbini
herhangi bir kimseye doğru yöneltme. Yanlış bir laf dudaklarından
çıkınca başkası bunu tekrarladığı zaman sen düşman kazanırsın.
Bir insan dili ile mahvolur. İnsan vücudu, her türlü cevapların bir
deposudur; bunların içinden iyisini seç ve söyle, fenasını ise
kendi vücudunda sakla.” “Fazla
içme, çünkü eğer düşer ve organlarından biri kırılırsa sana
hiç kimse elini uzatmaz. Arkadaşların “Bu sarhoşu atın!”
derler.” “Saygılı
ol. Senden yaşlı veya üst derecede birisi içeri girdiği zaman ayağa
kalk. Fakat her şeyden önce ailene saygı göster. Anne ve babanın
eline su dök. Annene bol ekmek ver ve onu seni taşıdığı gibi taşı.
O senin büyük yükünü kaldırmıştı ve seni üç sene emzirmiştir.
O, seni okuyup yazman için okula götürmüş ve sana evden ekmek ve
bira getirmiştir.” “Sen
de evlendiğin zaman, annenin emeklerini düşün. Öyle ki, o seni ayıplamasın
ve Tanrıya elini kaldırıp şikayetini duyurmasın. Fakat sen genç
iken evlen ki, karın da sana bir oğul versin.” “Kalemini
başkalarına fenalık yapmak için sakın kullanma.” “Hiçbir
sınırı değiştirme.” “Ne
ölçülerde ne de tartma da hile yapma.” “Adil
ol, zenginlerin menfaati için fakirlerin hakkını yeme ve onları iyi
giyinmiş olmadıklarından dolayı geri gönderme.” “Vergi
alırken sert davranma.” “Daimi
endişe içindeki zenginliktense, kalp huzuru ile elde edilen ekmek daha
iyidir.” “Hayatını
o suretle idare etmelisin ki, ölüler diyarında Tanrının elinde
bahtiyar olabilesin.” “Ambardaki zenginliktense, Tanrını elindeki fakirlik daha iyidir.” |